web analytics

1900 yolculu Scarlet Lady kruvaziyeri reddedildi

Virgin Voyages’a ait Scarlet Lady adlı kruvaziyer gemisi, yaklaşık 1.900 ila 2.000 LGBTQ yolcuyla Türkiye’nin Kuşadası ve İstanbul limanlarına yanaşmasına izin verilmesinin ardından Mısır’ın İskenderiye Limanı’na da giriş yapamadı. Geminin Türkiye programı önce Aydın Valiliği kararıyla iptal edildi, ardından Mısır makamları da limana giriş iznini geri çekti.

ABD merkezli Atlantis Events tarafından kiralanan gemi, 10 günlük Akdeniz turu kapsamında ilk olarak 7 Temmuz’da Kuşadası’na, ardından İstanbul’a uğraması planlanıyordu. Aydın Valiliği, organizasyonun toplumun yapısı, ahlaki değerleri ve aile yapısıyla bağdaşmadığı yönündeki değerlendirme nedeniyle geminin Kuşadası limanına kabul edilmediğini bildirdi ve İstanbul programı iptal edildi.

Türkiye programının iptalinin ardından geminin rotası İskenderiye’ye çevrildi; ancak Atlantis Events CEO’su Rich Campbell, daha önce alınan giriş onayının gemi limana yaklaşırken geri çekildiğini açıkladı. Campbell, Mısır makamlarının son anda limana giriş iznini iptal ettiğini ve karara ilişkin resmi bir gerekçe paylaşılmadığını belirtti.

Atlantis Events, yaşanan gelişmeleri “bir yıldan uzun süredir planlanan” bir seyahatin parçası olarak tanımladı ve şirketin son 20 yılda Türkiye’ye onlarca benzer sefer düzenlediğini hatırlattı. Organizasyon, yolcuların yalnızca turistik amaçlarla seyahat ettiğini savundu ve durumun çözümü için ABD Büyükelçiliği dahil olmak üzere diplomatik kanallara başvurduklarını bildirdi.

Rich Campbell, yaşananların şirket tarihinde benzeri görülmemiş olduğunu vurguladı ve bunun 36 yıllık şirket tarihindeki en dikkat çekici liman engellerinden biri olduğunu ifade etti. Atlantis Events yetkilileri, geminin limana yanaşmasına verilen onayın geri çekilmesinin ardından yolcuları bilgilendirdi ve alternatif rota için acil düzenleme yaptı.

İskenderiye programının iptalinin ardından Scarlet Lady, rotasını Girit adasındaki Hanya (Chania) limanı ile Karadağ’daki alternatif duraklar üzerinden sürdürdü. Şirket yetkilileri, yeni rotanın uygulanması ve yolcu güvenliği için lojistik düzenlemeleri hızla başlattı.

Turizm sektörü açısından nadir görülen bu tür liman reddi uygulamaları hem yolcular hem de organizatörler için ciddi operasyonel sonuçlar doğurdu. Yolcuların bir kısmı planlanan kara turlarına ve liman içi gezilere erişemedi; gemi personeli alternatif programları koordine etmek için çalışma yürüttü.

Gemi sahibi ve kiralayan kuruluşun rolü de olayın uluslararası boyutunu ortaya koyuyor. Scarlet Lady, Virgin Voyages filosuna kayıtlı bir gemi olmakla birlikte bu seferde Atlantis Events tarafından kullanılmaktaydı. Bu tür chartır/kiralama ilişkileri, liman kabulü ve organizasyon onay süreçlerinde tarafların sorumluluk sınırlarını karmaşıklaştırıyor.

Yetkililerin kararıyla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmaması, hem hak sahipleri hem de sektör paydaşlarında soru işaretleri oluşturdu. Atlantis Events, kararın ardından yolcuların hakları ve seyahat planlarının korunması için tazminat ve yeni düzenlemeler konusundaki süreçleri değerlendirdiklerini bildirdi.

Bu gelişme, seyahat eden LGBTQ yolculara yönelik uygulamaların deniz turizmi üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı. Organizasyonların uzun vadeli rota planlaması, liman yönetimleriyle ön onay süreçleri ve diplomatik temasların önemi bir kez daha öne çıktı.

Scarlet Lady olayı, benzer seferleri düzenleyen tur operatörleri için de bir uyarı niteliği taşıyor. Şirketler, özellikle farklı ülkelerin sosyal ve idari yaklaşımlarının seyahat güvenliği ve operasyonel devamlılık üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak, alternatif liman ve acil durum planlarını önceden belirleme ihtiyacıyla karşı karşıya bulunuyor.

İlerleyen süreçte Mısır ve Türkiye makamlarının konuya ilişkin ek açıklama yapıp yapmayacağı bekleniyor. Atlantis Events ise yolcuların haklarının korunması, kalan seyahatin güvenli şekilde gerçekleştirilmesi ve benzer durumların yeniden yaşanmaması için gerekli adımları atacaklarını dile getirdi.

Scroll to Top