web analytics

Adil Akbaşoğlu sezonu değerlendirdi

Deneyimli turizmci Adil Akbaşoğlu sezon başlangıcını değerlendirdi ve sıkıntıları anlattı.

Savaş tehdidi altında gerilen sinirlerle başlayan turizm sezonu iptal olan grupların getirdiği ümitsizlikle yaz aylarına kadar geldi.

Sıkıntılar olmaz mı önce basit sorundan bahsedeyim.

-Turizmcinin elinde olmayan bir sıkıntı bu düşük kur maalesef baskılara kote edilen döviz turizmcinin para kazanmasını önlüyor. Euro benim hesabıma göre 76 tl olmalı. Benim getirdiğim her 1 euro 23 lira baskı görüyor.

-Sıkıntı müze girişleri için alınan ücretler bir sarnıç girişi 40 euro olursa,

Ayasofya girişleri 25 euro alınıp içerde restorasyon olur da turist hiçbir şey göremezse ve 14 dakikada dışarı çıkartılırsa, içerde havalandırma bile olmaz, sarnıçta yapış yapış olursa…. Kusura bakmayın bu hemen internet sayesinde tüm Dünya’ya yayılır ve duyulur kimse gelmez

Eskiden geldiklerinde âşık oldukları İstanbul Sultanahmet böyle.

– Kapadokya büyüsünü kaybetmemesi adına alan kılavuzluğu adı altında iyi bir şey yapmış gibi tüm esnafa baskı yapılarak tezgahlar kaldırıldı.

Paşa bağ, Göreme, Kızıl vadi gibi tanrının bize bahşettiği yerlere devletçe, Ankara’da kiraya verilmek üzere inanılmaz iğrenç dükkanlar estetik olmayan çarşı pazarlar yapılmış, Kapadokya’nın tüm samimi havası değişmiş.

Körfez krizinin en büyük zararı belirsizlik olmuştur. Fiyatların artması dövizin baskı görmesi sonucunda sektörü zarara soktu.

Turizmciler bu ülkenin kahramanlarıdır

Ancak son 40 sene turizmciler en ufak bir teşvik görmediler. Üvey evlat muamelesi gördüler. Liyakat sistemi çalıştırılmadı, para ve sermaye öne geçti, kargaşa bundan.

Türkiye’de liyakatsiz olan işçi yol bile kazmamalıdır.

Prensip liyakat olmalıdır

Her türlü hizmetin internet üzerinden maliyetine turiste daha evindeyken sunulabildiği, hatta devlet ve devletçe kurulan özelleştirilen kuruluşların acenteleri atlayarak ulaşım konaklama müze gibi hizmetler sunmaları bizleri sıfırladı.

Maalesef acentecilik havaalanı transfer yapan minibüs işletmecisi olarak görülüyor.

Yetkililer de acentanın işini böyle görüyor.

Ne yapıyor ki acentalar diyen yöneticilerle turizm de bitme noktasına yuvarlanıyor.

Her şeyin para olarak görülmesi yanlışından dönmek gerekir.

40 sene fuarlara katıldım.

Fuar standından devlet para kazanmalı mı? Kimse kusura bakmasın ben katılmam.

 

Scroll to Top