web analytics
Aliée İstanbul’da Haliç manzaralı lüks süit ve zarif modern iç tasarım

Aliée İstanbul, Tersane’de Sessiz Lüksün Yeni Adresi Oldu

Aliée İstanbul, Boğaz’ın altın suyuna dokunan eşsiz konumuyla, Tersane İstanbul’da kapılarını açtı. Sessiz lüks anlayışıyla tasarlanan bu özel yaşam destinasyonu, sadece bir otel değil; zarafet, sanat, gastronomi ve sağlıklı yaşamı bir araya getiren, kişiselleştirilmiş deneyimlerin sunulduğu yeni bir dünya.

122 anahtardan oluşan konaklama birimleri dört ayrı binaya yayılmış durumda: Foundry, Casthouse, Atelier ve tarihi Türk hamamından dönüştürülen Heritage Villa. Her biri İstanbul’un ikili ruhunu; tarih ile çağdaş şıklığı bir arada yansıtıyor. Geniş süitler, özel teraslar, sanata dokunan dekorasyon ve İstanbul’un Haliç kıyısında hissedilen zamanın ötesinde bir atmosfer… Konuklar burada yalnızca kalmıyor, Aliée’nin sunduğu yüksek duyarlılıktaki hizmetlerle adeta hayat buluyor.

Otelin Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Tamince, Aliée İstanbul’u “Türk turizminde yeni bir dönemin simgesi” olarak tanımlıyor. Ona göre Aliée, stil sahibi gezginlerin, yaratıcı zihinlerin ve yaşamı sanata dönüştürenlerin buluşma noktası. “Bizim için misafirperverlik bir karşılamadan çok daha fazlası,” diyor ve Aliée topluluğunun her bir üyesinin, konukları zarifçe şımartmak için tutkuyla çalıştığını vurguluyor.

Deneyim Odaklı Tasarım ve Mimari

Aliée’nin mimari tasarımı, Los Angeles merkezli Powerstrip Studio imzası taşıyor. Binanın iç mekânları, İstanbul’un geçmişiyle bugünü arasındaki bağı yansıtan detaylarla bezeli. Arnavut kaldırımı sokaklardan ilham alınan koridorlardan, geniş kemerli pencerelere; otelin her köşesi sinematik bir ruh taşıyor. Geniş süitlerde Türk halıları, eskitilmiş taş duvarlar ve doğal dokular bir araya geliyor.

Misafirlerin konforu için yastık menüsü, Nespresso makineleri, sanat küratörlüğüyle oluşturulmuş minibarlar ve panoramik Haliç manzarası gibi detaylar standart hale getirilmiş. Otelin süitleri arasında yer alan The Dame, özel bahçesi ve Tersane Caddesi’ne doğrudan erişimiyle dikkat çekiyor. Ayrıca, iki kata yayılan dubleks süitlerde şömine, açık hava salonu ve teras alanları mevcut.

Gastronomide Paris Dokunuşu

Aliée İstanbul’un gastronomik kimliği Paris Society iş birliğiyle şekillenmiş. Otelde yer alan altı özgün restoran ve bar konsepti, dünya mutfağına İstanbul’dan yeni bir yorum katıyor. Pink Bar, 300’den fazla imza kokteyl seçeneğiyle öne çıkarken, Taste by Thomas Bühner restoranında üç Michelin yıldızlı şefin degüstasyon menüsü sunuluyor. Little House ise 24 saat açık, fine dining deneyimi yaşatan bir mutfak vahası.

Geceleri 19. yüzyıl Paris’ini andıran bir ambiyansa bürünen Mondaine de Pariso ise gösteri ve yemek deneyimini birleştiriyor. DJ performansları, puro odası ve zengin kokteyl menüsüyle unutulmaz anlara ev sahipliği yapıyor. Aliée Swim Club ise Haliç kıyısında yer alıyor ve gastronomik etkinlikler, brunch’lar ve canlı müzikle sosyalleşme alanı sunuyor.

Well+ ile Bütünsel Sağlık Deneyimi

Aliée İstanbul’un Well+ bölümü, sadece spa değil, bir yaşam stili vadediyor. Üç katlı ve 4.000 metrekarelik alana yayılan bu alan; Türk hamamları, kriyoterapi odaları, biohacking ve kızılötesi saunalar gibi hem geleneksel hem modern tedavi yöntemlerini bir arada sunuyor. Ayrıca Longevity Club ile epigenetik analizler, mikrobiyom testleri ve kişiye özel sağlık programları hayata geçiriliyor.

Aliée Well+’da yer alan Well+ Lounge, uzman çay sommelier’leri ile çay seremonileri düzenliyor. Bu bölümde Melez Tea iş birliğiyle hazırlanan çay karışımları da sunuluyor. Sabah ritüellerinde ise prebiyotik içecekler ve sağlıklı yaşam tonikleri dikkat çekiyor.

Aliée İstanbul, sadece bir konaklama tesisi değil; aynı zamanda İstanbul’un çok katmanlı ruhunu keşfetmek isteyenler için bir başlangıç noktası. Tekneyle varıştan, sanatsal atölyelere; kişisel sağlık analizlerinden sofistike gastronomik sunumlara kadar her detay, konuklara benzersiz bir yaşam sanatı deneyimi sunuyor. Sessiz lüksün İstanbul’daki yeni adresi artık belli: Aliée İstanbul.

Scroll to Top