web analytics

Bodrum boş, gözler Ağustos’da

İran-İsrail geriliminin erken rezervasyon dönemine denk gelmesiyle sezona zayıf başlayan Türk turizm sektörü, yazın en yoğun döneminde de beklediği ivmeyi yakalayamadı. Özellikle turizmin gözde destinasyonlarından Bodrum’da haziran ve temmuz aylarında otel ve plajlarda beklenen hareketlilik yaşanmazken, 15 Temmuz sonrasında başlayan canlanma doluluk oranlarını ancak yüzde 60-65 seviyelerine taşıyabildi.

Sektör temsilcileri, ağustos ayına ilişkin rezervasyon görünümünün de zayıf olduğunu belirtirken, birçok işletmenin son dakika rezervasyonları ve indirimli satışlarla sezonu kurtarmaya çalıştığını ifade ediyor.

Nefes gazetesinden Songül Dalgıç Bilgili’nin haberine göre, konaklama sektörünün bankalara olan kredi borcu 3,5 milyar liraya ulaşırken, geri ödenmeyen kredi miktarı ise 634 milyon liraya çıktı.

Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (BOYD) Onursal Kurucu ve Danışma Kurulu Başkanı Serdar Karcılıoğlu, pandemi sonrasında bankalarla yapılan bazı yapılandırma anlaşmalarının süresinin dolduğunu belirterek, sektörün ciddi bir finansman baskısı altında bulunduğunu söyledi.

Satışa çıkarılan çok sayıda otelin alıcı bulamadığını ve borçların ödenememesi nedeniyle bankaların bazı tesislere el koyma riski bulunduğunu ifade eden Karcılıoğlu, sezon sonunda iflasların gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

Türkiye’de turizm işletme ve yatırım belgeli yaklaşık 26 bin tesis bulunduğunu hatırlatan Karcılıoğlu, bunların yaklaşık 20 bininin satışta olduğunu öne sürerek, “Turizm gerçekten ifade edildiği gibi rekorlar kırıyor olsaydı, bu kadar tesis neden satışa çıkarılsın? Sezon sonunda ciddi iflaslarla karşılaşabiliriz” dedi.

Başta Güney Ege olmak üzere resort bölgelerde sezonun giderek kısaldığını dile getiren Karcılıoğlu, turizm gelirlerinin yaklaşık iki aylık döneme sıkışmasının sürdürülebilir olmadığını savundu.

Bodrum’da 15 Temmuz sonrasında doluluk oranlarının yüzde 60-65 seviyelerine yükseldiğini belirten Karcılıoğlu, “Bu hareketliliğin ağustosun son haftasına kadar sürmesini bekliyoruz. Ancak mevcut rezervasyonlar ağustos için de güçlü bir tablo ortaya koymuyor. Antalya’nın sezonu toparlama ihtimali daha yüksek olsa da genel dolulukların yüzde 60’ın üzerine çıkmasını zor görüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Otellerin son dakika satışlarını artırmak amacıyla tur operatörleri ve seyahat acenteleri aracılığıyla yoğun kampanyalar düzenlediğini belirten Karcılıoğlu, buna rağmen Türkiye’nin fiyat açısından rakip destinasyonlarla rekabet etmekte zorlandığını söyledi.

Yüksek konaklama maliyetlerinin yerli turistin tatil planlarını da olumsuz etkilediğini ifade eden Karcılıoğlu, dört kişilik bir ailenin bir haftalık otel tatili için yaklaşık 100 bin lirayı gözden çıkarmasının kolay olmadığını, bu nedenle karavan ve kamp turizmine ilginin arttığını dile getirdi.

Otel fiyatlarına yönelik eleştirilerin temelinde ülke ekonomisindeki yüksek enflasyon ve maliyet artışlarının bulunduğunu belirten Karcılıoğlu, özellikle yeme-içme sektöründe görülen aşırı fiyatların sektörün genel algısını olumsuz etkilediğini söyledi.

“Bodrum’da bazı işletmelerde 8 bin 500 liraya satılan bonfile tabakları görüyoruz. Bu ürünlerin alıcısı olsa da bu tür fiyatlar piyasada zincirleme bir etki yaratıyor. Bir işletmenin uyguladığı yüksek fiyat, diğer işletmeler için de referans haline geliyor ve fiyatlar genel olarak yukarı yönlü baskılanıyor” ifadelerini kullandı.

Scroll to Top