Yıllardır gitmek istediğim hatta geçen yıl uçak biletlerimi satın alıp son dakika bir aksilik ile bu ziyaretimi ertelemek durumda kaldığım Malta’ya Eylül başında 3 günlük kısa bir gezi yaptık.
THY’nin şu sıralar günde iki kez Malta Uluslararası Havaalanına direkt seferi var. 2 saat kadar süren bu yolculuk sonrası biz de kısa bir sürede Naxxar bölgesinde yer alan otelimiz Chapel 5 Boutique Suites’e ulaştık. Otelimiz Natività tal-Madonna, Meryem’in Doğuşu Kilisesinin hemen yakında ve Mdina Katedrali’dan 4 kilometre mesafede yer alan otelimiz kübik sevimli odaları, güneş terası, yine sevimli minik havuzları bir aile işletmesi.
Chapel 5 Boutique Suites
Alley 5, 5 Triq Santa Lucija, In-Naxxar
Tel : +356 7909 7044
www.chapel5.com/
Odamızda bir müddet dinlendikten sonra 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde Naxxar merkezini tanıma turuna çıktık.
Gelişte de aracımızın bir festival nedeniyle kapalı olan sokağına girememiş yeni başlayacak ve sonradan çocukların müzik festivali olduğunu ögrendiğimiz hazırlıklarını görmüştük.
Her yer büyük taklar, bayraklar ve çeşitli süslemeler ile donatıldıktan sonra her sabah top atışları, kilise çanlar ve ardından çatapatlar ile kutlamalar yapıldı. Akşamları da sokağımızın başında kurulan sahnede çocuk bandolarının bir hafta kadar süren festivalde konserler vereceğini öğrendik.
Akşam üzeri Valetta merkezinin burun kısmında bulunan Fort Elmo Kalesini gördük. Sonra’da upuzun ünlü Republic Caddesinde yürüyerek turist kalabalığının arasına karıştık.
Çok sayıda her türlü ürün satan mağazaların yanında tıklım tıklım cafeler, bar ve restoranlarda yerli halk ile birlikte her milletten turistlerin keyiflerini izledik.
Günü bitirmeden önce bu cadde üzerinde bulunan Atilem bar’da yorgunluğumuzu attık ve sonrasında Caffe Cordina’da hafif bir akşam yemeği yiyerek otelimize döndük.
İkinci gün her gittiğim yeni destinasyonu en iyi tanıma aracım olan Hop On Hop Off otobüs turu alarak adanın kuzey bölümünü gezdik. Otobüsden hiç inmeksizin 3 saate yakın süren bu turda lüks binaların, zincir otellerin, bar ve restoranların bulunduğu zengin sahil bölgesi Slema’dan başlayarak Msina yat marina’sını geçerek Valletta kalelerini gördük. Valetta bölgesinden sonra botanik bahçesi San Anton Gardens, el işi ürünlerin yapıldığı Ta’Qali Crafts Köyü ve Havacılık Müzesi sonrada Mosta Kilisesi önemli duraklarımız oldu. Barok yapıların olduğu eski başkent Mdina, Mgarr Kilisesi ve sahildeki güzel plajı ile Golden Bay’de bir dinlenme molası ile turun ilk yarısını tamamladık.
Dönüş yolunda yine Akdenizin mavi plajları olan St.Paul’s Bay ve Salina Bay’in ardından yine bir sahil bölgesi olan Bugibba ve Malta’nın su ve eğlence parkıda olan National Aquarium, Splash & Fun Park, sonrasında da yine popüler plajları ile St. George’s Bay, ve Spinola Bay ile Slema ‘da turumuzun ilk bölümünü tamamladık.
Sonraki gün turumuz adanın güney bölgesi turunu kapsıyordu. Bu turda yine Slema’dan başlayarak sırasıyla önce War Museum & Fort St. Elmo, Akdeniz Konferans Merkezi, ve tarihi milattan önce 2500’lere ulaşan Tarxien Tapınaklarını gördük. UNESCO Dünya Mirasları arasında yer alan Neolitik çağdan kalan Hypogeum Tapınağı’nın ardından Vittoriosa sahil şeridini geçerek Zejtun Parish ve Zejtun St. Gregory’s Kiliselerini tanıdık.
Öğle yemeğini sevimli sahil köyü Marsaxlokk Fishing Village & Market’de yan yana sıralanmış balık restoranlarından Mare Bello’da çok lezzetli deniz ürünleri ile taçlandırdık.
Yemek sonrası yine sahildeki açık pazardan hediyeliklerimizi aldık, rengarenk balıkçı kayıklarını fotoğraflayarak yolumuza devam ettik.
St.Lujian Kulesi, Ghar Dalam Mağara & Müzesi yolumuz üzerindeki turistik noktalar olarak yer aldı.
Adanın tam güneyinde bulunan Akdenizin mavi suları içindeki Blue Grotto mağarası, özellikle yerli ve yabancı gençlerin deniz keyfini çıkardıkları bir durak oldu. Hemen ardından yolumuz üzerindeki Hagar Qim & Mnajdra Tapınaklarını görerek uzun bir dönüş yolculuğu ile başlangıç noktamız Slema’ya ulaştık.
Akşam üzeri öğle yemeğine de geçen atıştırmalıklarımızı ünlü Fransız zincir kafesi La Duree’de aldıktan sonra kendimizi son gün yürüyüşü ile yine kalabalık Valetta caddelerine attık.
Son noktamız yine Republik caddesi oldu. Tavsiyeler üzerine Eddie’s Cafe ve Impasta Restoran ziyaretleri ve ünlü Malta dondurmaları satan uzun kuyruklu dükkanı Amarino son gecenin son durağı oldu.
Malta, küçük yüzölçümüne rağmen son derece zengin turizm profile sahip bir Akdeniz adası.
Yüzyıllık mimarisi, UNESCO Dünya Mirası statüsü ve büyük kruvaziyerlerin gemilerinin uğrak limanı olmasıyla en popüler durak. Gece hayatı, festivaller ve renkli etkinlikleriyle eğlence arayanların gözdesi. Balık ve et ağırlıklı mutfağı, Akdeniz lezzetlerini modern restoranlarıyla gastronomi meraklılarına da hitap ediyor.
Kısacası Malta; tarih, kültür, doğal güzellik, eğlence ve mutfağı bir arada sunarak ziyaretçilerine küçük ama çok yönlü bir ada. Bu kısa ziyaretimizin ardından Gozo adası başta olmak üzere çok sayıda turistik bölgeleri de içeren bir başka geziyi planlamamız gerekecek.

























































































