En son 2000’li yılların başında hemen her yıl katıldığımız ITE Hong Kong fuarı için gittiğim bu özerk Çin şehir devleti 1997 yılına kadar İngiliz sömürgesi olarak bilindi. Ama sonraki yıllardan günümüze kadar aynı özerkliği yaşamsal yapısında değişmedi. Ama son gördüğüm yıldan buyana çok sayıda yeni tesisler ile beni çok şaşırttı.
Macau turizm fuarı öncesi Hong Kong’da 4 gün kaldığım otelim son kaldığım tesisdi. O zaman adı Miramar’dı, şimdi The Mira olmuş.
The Mira
118-130 Nathan Rd, Tsim Sha Tsui, Hong Kong
The Mira Hong Kong
TL: +852 2368 1111
Hong Kong’a 9 saatlik bir uçuş ile ulaşılıyor.Uluslarası havaalanından The Mira oteline yarım saat kadar süren taksi ile 300.- HK$ na ulaşmak mümkün.( 30.-€ )
Otelim Hong Kong ‘un ünlü bölgesi Kowloon’un ana alışveriş merkezi Tsim Sha Tsui’de Nathan caddesinde.
Bu caddesinde yok yok. Tüm alışverişlerinizi bu cadde ve sokaklarında yapabilirsiniz.
Hong Kong’da insanlar genellikle gökdelen evlerde çok küçük dairelerde yaşarlar. Elbette çok lüks daireler ve yakın adalarında zengin villalar, yalı daireleri de gözden kaçmaz. Dünya’nın en pahalı evi Hong Kong’dadır. Yalnızca dört odası olan evin değeri 2 milyar dolar civarında olduğu söylenir. Sahilin hemen arkasında yer alan yüksek dağlardaki müthiş manzaralı gökdelenler özelikle gecelerde ışıl ışıl görüntüleri ile şehire vahşi bir kimlik kazandırır.
Çoğunlukla düşük gelirli insanların yaşadıkları Hong Kong’da her keseye uygun sayısız restaurant bulunur.
Dünyanın en ucuz Michelin yıldızlı restaurantları Hong Kong’dadır. Ancak biz güzel manzarası olanlari seçtik.
Hong Kong’da içme su kaynağı olmadığından, su Çin’den temin edilir.Ancak tuvalet suları denizden gelir.
Hong Kong’da yüksek binaların ortalarında boşluk bırakılır çünkü Çin inancında ejder’in ve Feng Shui yaşam sanatı çok önemli olduğundan binaların çoğu Feng Shui’ye göre tasarlanır. Buna örnek binalar Bank of China , Finans merkezi binası ve HSBC binalarıdır. Eğer şehirde bina yapılacaksa genelde Hong Kong’lu müteahhitlerden Feng Shui için yardım alır.
Uzun bir yolculuk sonrası gece vardığım otelimde güzel bir uyku çekerek Hong Kong’da sabah ilk günüme The Mira’nın zengin kahvaltısı ile başladım.
Artık kısa kaldığım sehileri iyi tanıyabilmek için Big Tour’un çift katlı otobüs turlarını seçiyorum.
Hong Kong’da da bu şekilde başladığım ilk gün önce Kowloon’u sectim. 2 saat boyunca hiç inmeden bölgeyi hatırladım. Yeni gökdelenler, tesisler, yeme içme mekanları çok fazlalaşmıştı.
2. gün sabah Hong Kong’da aynı ada turunda bu kez inişler de yaparak önce Peak Tram’ın en üst tepesine çıkarak yan katında bulunan çok sevdiğim Bubba Gump Shrimp Co.’da öğle yemeği için mola verdim.
Bu akşamı gemi turuyla gökdelen ışıklarını da büyük keyifle izleyerek bitirdim. Akşam yemeğimi Rosewood otelin Hong Kong Bay Fare Social isimli Ispanyol restoranında lezzetli deniz ürünlú tapasları ve bebek kalamar mürekkebiyle sunulan Paella’sıyla taçlandırdım.
3.gun önce ilk turum Stanley Turu’nu yaparak Hong Kong Adası’nın yemyeşil güney koylarını keşfettim. Son ziyaretimde sadece Aberdeen bölgesini görmüştüm. Bu sefer, uzun yıllardır medya ortağı olduğum ITE Hong Kong fuarının yapıldığı Kongre Merkezi’nden başlayan turumuzda Wan Chai Waterfront, Wan Chai Sports Ground, Stanley Market, Murray House, Repulse Bay, Ocean Park’ı ve Aberdeen’i tekrar gördüm. Çok zengin Hong Kong vatandaşlarının yaşadığı adadaki lüks villalar, daireler ve güzel plajlar dikkatimi çekti.
Hong Kong’daki 4. gün rahatlatıcı bir gündü. The Mira Hotel’de zengin bir açık büfe kahvaltı ve hareketli sokaklarda yürüyüş. Son alışverişler, güzel bir Çin restoranında kızarmış Pekin ördeği ve yeni Sky 100 Hong Kong gökdeleninin 393 m yukarısından vahşi görünümlü şehrin manzarası ile Hong Kong tutumu tamamladım.
Kısaca Hong Kong da önerilerim; Tsi m Sha Tsiu, Kowloon Sahil şeridi, Avenue of Star Işık Gösterisi, Hong Kong Kültür Merkezi, Saat kulesi, Hong Kong müzesi ve Temple Street Night Market görülmesi olacak.



































































