COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen 31. Taraflar Konferansı 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek.
Küresel iklim krizini ele almak amacıyla dünya liderlerini, diplomatları ve sivil toplum kuruluşlarını buluşturan bu zirve, a Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya EXPO alanında yapılacak.
Antalya’nın tarihi Kaleiçi bölgesi, COP31 öncesinde yeni bir turizm modeli için hazırlık yapıyor. Bölge, tarihi dokuyu korurken karbon salımını azaltan uygulamalarla sürdürülebilir turizmin örnek merkezlerinden biri haline getirilmeyi hedefliyor.
Antalya Turistik İşletmeciler, Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOP), bu kapsamda 3 ayrı proje üzerinde çalışıyor. Planlar, ulaşım, lojistik ve çevre dostu işletmecilik başlıklarında bölgenin dönüşümünü amaçlıyor.
ANTOP Başkanı Alp Özel, COP31 sürecinin Kaleiçi için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle yapılan toplantıda konuşan Özel, tarihi bölgenin geleceği için hazırlanan çalışmaların ayrıntılarını anlattı.
Projelerin ilk ayağında Kaleiçi’nde ulaşım sisteminin değiştirilmesi yer alıyor. Buna göre fosil yakıt kullanan araçların girişinin azaltılması, elektrikli araç kullanımının ise artırılması planlanıyor. Cumhuriyet Meydanı, Hadrian Kapısı, Yat Limanı ve Işıklar bölgesinde oluşturulacak transfer noktalarından ziyaretçiler ve otel misafirleri elektrikli mini araçlar, golf araçları ve servislerle taşınacak.
Bu modelle tarihi sokaklarda araç yoğunluğunun azaltılması hedefleniyor. İşletmelerin ortak bir sistemle hareket etmesi ve transfer yönetimini birlikte yürütmesi planlanıyor. Otel, pansiyon, restoran ve diğer işletmeler için ortak araç filosu ve rezervasyon sistemi kurulması öngörülüyor.
Özel, bu yapının ilerleyen dönemde kurulabilecek taşıma kooperatifine de temel oluşturacağını belirtti. Böylece bölgedeki işletmelerin tek tek değil, ortak bir ulaşım ağıyla çalışması amaçlanıyor.
İkinci proje lojistik düzenlemeye odaklanıyor. Kaleiçi dışında kurulması planlanan Lojistik Aktarma Merkezi sayesinde ürünlerin önce bu noktaya ulaştırılması, ardından elektrikli araçlarla işletmelere dağıtılması hedefleniyor. Bu sayede ağır tonajlı araçların tarihi sokaklara girişinin azaltılması planlanıyor.
Yetkililer, bu düzenlemenin yol bozulmalarını, trafik yoğunluğunu ve gürültü kirliliğini de azaltacağını öngörüyor. Tarihi alanın korunması ile günlük ticari akışın dengelenmesi projelerin ana amacı olarak öne çıkıyor.
Üçüncü çalışma ise çevreci işletmeleri teşvik edecek bir sertifika programı. “COP31 Green Business” adıyla planlanan sistemde, plastik kullanımını azaltan, geri dönüşüm uygulayan, enerji verimliliğine önem veren ve su yönetiminde çevreci adımlar atan işletmeler belgelendirilecek.
Sertifika sisteminin COP31 öncesinde ANTOP tarafından uygulanması ve işletmelere ek yük oluşturmadan yaygınlaştırılması planlanıyor. Böylece Kaleiçi’nde çevre dostu standartların daha görünür hale gelmesi amaçlanıyor.
Özel, COP31 sürecinin Antalya turizmi için önemli bir tanıtım fırsatı yarattığını ifade etti. Bu kapsamda Kaleiçi’nde iklim temalı sergiler, sürdürülebilir turizm panelleri, kültürel etkinlikler ve atölyeler düzenlenmesi düşünülüyor.
Bölgede Türk el sanatları çalışmaları, özel gastronomi deneyimleri, geleneksel müzik gösterileri ve çok dilli tarih turları da planlanıyor. Amaç, Kaleiçi’ni yalnızca geçmişin mirası olarak değil, geleceğin sürdürülebilir tarihi şehir modeli olarak konumlandırmak.
2 bin 500 yıllık geçmişe sahip Kaleiçi, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyor. Hazırlanan projelerle bölgenin hem tarihi kimliğinin korunması hem de iklim dostu bir turizm merkezine dönüşmesi hedefleniyor.

