Kruvaziyer turizmi kadınlara yeni iş kapıları açıyor ve denizcilik sektöründe uzun yıllardır devam eden erkek ağırlıklı yapının değişmesine katkı sağlıyor. Küresel ölçekte gemi insanlarının yalnızca yaklaşık yüzde 2’sini kadınlar oluştururken, sektördeki dönüşüm özellikle kruvaziyer turizminin büyümesiyle hız kazanıyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde kadın istihdamı yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre dünyada yaklaşık 2 milyona yakın aktif gemi insanı bulunuyor. Ancak bu sayının yalnızca yüzde 2’si kadınlardan oluşuyor.
Türkiye’de de benzer bir tablo görülüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre ülkede 135 binden fazla aktif gemi insanı bulunurken, kadın çalışanların sayısı yaklaşık 5 bin civarında seyrediyor. Uzmanlara göre kadınların sektörde daha fazla yer alması yalnızca eşitlik açısından değil, aynı zamanda operasyon kalitesi ve sürdürülebilirlik açısından da önem taşıyor.
Turizmde büyüme yeni istihdam alanları yaratıyor
Türkiye’de kruvaziyer turizmi son yıllarda yeniden yükselişe geçerken sektörün bu yıl için yolcu hedefi 3 milyon olarak öngörülüyor. Bu büyüme, gemi işletmeciliğinden operasyon yönetimine, turizm hizmetlerinden misafir deneyimine kadar birçok alanda yeni iş fırsatları oluşturuyor.
Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, kruvaziyer turizminin kadın istihdamı açısından önemli bir alan sunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Deniz turizmi yalnızca gemi işletmeciliğinden ibaret değil. Operasyon yönetimi, turizm hizmetleri, güvenlik, mühendislik ve misafir deneyimi gibi pek çok alanda uzmanlığa ihtiyaç var. Kadınların bu alanlarda daha fazla yer alması sektörün gelişimi için çok değerli.”
Atatürk’ün denizcilik vizyonu kadınlarla güçleniyor
Türkiye’de denizcilik sektörünün gelişiminde Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyon önemli bir rol oynuyor. Atatürk’ün “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleri Cumhuriyet döneminde denizcilik politikalarının temelini oluşturdu.
Atatürk’ün kadınların toplumsal hayattaki rolüne ilişkin “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözü de bugün iş hayatında kadınların yükselen rolünü anlatan güçlü ifadeler arasında yer alıyor.
Bu iki vizyonun bugün denizcilik sektöründe birleştiğini belirten Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Denizcilik Türkiye için stratejik bir sektör. Atatürk’ün çizdiği denizcilik vizyonunu bugün kadınların emeği ve enerjisiyle büyütmek zorundayız.” dedi.
Sektörde eşitlikçi şirket modelleri öne çıkıyor
Camelot Maritime bünyesinde kadın çalışan oranının sektör ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, şirket kültürlerinin eşitlik temeline dayandığını ifade etti.
“Ofislerimizde ve gemilerimizde farklı pozisyonlarda görev yapan çok sayıda kadın çalışanımız bulunuyor. Bugün şirketimizde çalışanların yaklaşık yüzde 40’ını kadınlar oluşturuyor. Kadınların sektörde daha fazla yer almasını destekliyoruz.”
“Denizler artık kadınların da rotası”
Kadınların iş gücüne katılımının yalnızca sosyal değil aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olduğunu vurgulayan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, denizcilik sektörünün de bu dönüşümün dışında kalamayacağını söyledi.
Çavuşoğlu, “Kadınların emeği, üretkenliği ve liderliği olmadan güçlü bir ekonomi kurmak mümkün değildir. Denizcilik sektörü de bu dönüşümün dışında kalamaz. Türk denizciliğinin geleceğinde kadınların daha güçlü rol alacağına inanıyoruz. Camelot Maritime olarak denizci Türk kadınlarını desteklemeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

