ABD’nin düşük maliyetli havayolu şirketlerinden Spirit Airlines, 34 yıllık faaliyetinin ardından iflas ederek uçuşlarını tamamen durdurdu. Şirketin kapanmasıyla yaklaşık 17 bin çalışan işini kaybetti.
Şirketin pazardan çekilmesi, ABD iç hatlarında önemli bir kapasite boşluğu yarattı. Spirit Airlines’a ait iniş-kalkış haklarının Delta Airlines gibi büyük şirketlere devredilmeye başladığı bildirildi.
İflas sürecinin en dikkat çeken adımlarından biri filo operasyonu oldu. Şirkete ait Airbus A320 ve A321 tipi uçaklar, Arizona’daki Goodyear ve Marana havalimanlarına gönderildi.
Kurak iklim nedeniyle seçilen bu bölgelerde uçakların uzun süreli korunacağı belirtildi. Filonun toplam değerinin yaklaşık 630 milyon dolar olduğu ifade ediliyor.
Uçakların taşınması için Nomadic Aviation Group özel bir operasyon yürüttü. Bu süreçte işten çıkarılan eski Spirit pilotlarına görev verilmesi dikkat çekti.
Atlantic City, Miami ve Fort Lauderdale çıkışlı 25 uçuş gerçekleştirildi. Tahliye uçuşlarıyla uçaklar güvenli depolama alanlarına taşındı.
Şirket, New York Güney Bölgesi İflas Mahkemesi’ne başvurarak 27 Airbus uçağının satışına onay istedi. Açık artırmadan elde edilecek gelirin borçların kapatılmasında kullanılacağı açıklandı.
İlk alıcı olarak Save 2026-B LLC’nin teklif verdiği belirtilirken, uluslararası yatırımcıların da sürece dahil olması bekleniyor. Satış süreci, şirketin yeniden yapılanma çabalarının merkezine yerleşti.
Spirit Airlines uzun süredir 8,1 milyar dolarlık borç yüküyle mücadele ediyordu. Pandemi sonrası artan operasyon maliyetleri ve yükselen jet yakıtı fiyatları şirketi çıkmaza soktu.
JetBlue ile planlanan birleşmenin rekabet engeline takılması da toparlanma sürecini zorlaştırdı. Son olarak hükümetin kurtarma paketini reddetmesiyle kapanma süreci hızlandı.
Spirit Airlines’ın iflası, yalnızca bir şirketin kapanması olarak görülmüyor. Bu gelişme, düşük maliyetli taşıyıcı modelinin ağır borç, yüksek maliyet ve zayıf talep karşısında ne kadar kırılgan hale gelebildiğini de gösteriyor.
Şirketin çekilmesiyle birlikte ABD iç hatlarında özellikle yoğun rekabetin yaşandığı rotalarda yeni bir dönem başladı. Delta Airlines gibi büyük oyuncuların boşalan hatlara yönelmesi, fiyat ve kapasite dengelerini de etkileyebilir.
Havacılık sektöründe yaşanan bu çöküş, turizm ve seyahat tarafında da yankı uyandırdı. Uçuş ağındaki daralma, kısa vadede bazı destinasyonlara erişimi zorlaştırabilir.

