Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, Türkiye’nin termal turizm potansiyelini ekonomik değere dönüştürmek için yatırım atağının şart olduğunu vurguladı. Narin, “Jeotermal kaynaklar açısından Avrupa’da 1’inci, dünyada 4’üncü sıradayız. Ancak bu zenginlik henüz turizm gelirine arzu edilen ölçüde yansımıyor” dedi.
Uluslararası Jeotermal Yatırım Zirvesi IGIS 2025 kapsamında 9 Mayıs 2025’te Ürgüp’te düzenlenen Termal Turizm panelinde konuşan Oya Narin, Türkiye’nin kıyı turizminde elde ettiği başarıyı termal sağlık turizmi alanında da yakalayabileceğini belirtti. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun’un moderatörlüğündeki oturumda, turizm ve yatırım sektörünün önemli temsilcileri yer aldı.
“Türkiye wellness turizminden yeterince pay alamıyor” diyen Narin, 2023’te küresel wellness ekonomisinin 6,3 trilyon dolara ulaştığını, bunun 830 milyar dolarının wellness, 63 milyar dolarının ise termal turizm gelirlerinden oluştuğunu hatırlattı. Türkiye’nin bu pastadan aldığı pay ise yalnızca 8,7 milyar dolar. Bu rakamla Türkiye, dünya sıralamasında ancak 16’ncı sırada yer alıyor.
Termal turizmden yıllık yaklaşık 700 milyon dolar gelir elde edildiğini belirten Oya Narin, Almanya’nın Avrupa’daki termal gelirlerin %50’sini topladığını, Türkiye’nin ise çok daha fazla potansiyele sahip olmasına rağmen geri planda kaldığını ifade etti.
Narin sözlerine şöyle devam etti: “2023 yılı itibarıyla ülkemizde 33.500 termal yatak kapasitesi bulunuyor. 2024’te hizmete giren 9 ve 2025’te faaliyete geçecek 15 yeni tesisle birlikte 7.500 yatak daha eklenerek toplamda 41.000 kapasiteye ulaşacağız. Bu çok ciddi bir yatırım fırsatı anlamına geliyor.”
TTYD Başkanı ayrıca, termal turizm yatırımlarının başarıya ulaşması için Türkiye’ye özgü bir yatırım modelinin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Almanya örneğiyle karşılaştırmalı olarak ele aldığı yatırım stratejisinde, Türkiye’nin hem kültürel hem de coğrafi avantajlarının dikkate alınmasının şart olduğunu belirtti.
2024 yılında termal tesislerde toplam 2,4 milyon misafir ağırlanırken, bunların 656 bini yabancı ziyaretçilerden oluştu. Bu ziyaretler 4,7 milyon gecelemeye, yabancı misafirler özelinde ise 1,2 milyon gecelemeye ulaştı. Narin’e göre bu rakamlar artmalı, Türkiye daha çok yabancı sağlık turisti çekmeli.
Jeotermal kaynakların yoğunlukla Ege Bölgesi’nde bulunsa da, İç Anadolu gibi farklı bölgelerde de önemli potansiyele sahip olduğunu belirten Oya Narin, sözlerini şöyle tamamladı: “4., 5. ve 6. teşvik bölgelerinde kaynaklar kadar doğal ve kültürel miras da oldukça zengin. Türkiye’nin termal sağlık turizminde küresel bir çekim merkezi olabilmesi için bu fırsatlar yatırım ve finansman desteğiyle buluşturulmalı.”
Narin ayrıca yatırımcıya yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sürdürülebilir yatırımların önü açıldığında, Türkiye’nin termal turizmde sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de söz sahibi olabileceğinin altını çizdi.
Türkiye’nin mevcut kaynakları, yatırım fırsatları ve gelişmekte olan termal destinasyonları göz önüne alındığında, önümüzdeki yıllarda termal sağlık turizmi alanında büyük bir sıçrama yapması bekleniyor. Bu sürecin temel taşlarından biri de, doğru yatırım modelleriyle harekete geçmek olacak.

