Accor 2025’e hızlı giriyor: Türkiye’de 6 yeni otel anlaşması daha imzalandı. Grup, yılın ilk yarısında 1000 oda kapasitesine ulaşacak yeni projelerin sözleşmelerini tamamladı. Accor, Türkiye operasyonlarında büyüme ve genişleme odağını güçlendirerek yılı toplam 12 yeni otelle kapatmayı planlıyor.
Accor’un Türkiye portföyünde bugün 15 şehirde 82 otel bulunuyor. Bu sayı 2025’te imzalanan 6 proje, yılın devamı için hedeflenen ek anlaşmalar ve planlanan açılışlarla birlikte yükselmeye hazırlanıyor. Grup mevcut büyüme hızı ile yıl sonunda Türkiye’deki otel sayısını 94’e çıkarmayı öngörüyor.
Yeni yatırımlar ve büyüme rotası
Accor, dünya genelinde 110’dan fazla ülkede 45’in üzerinde marka, 5700 otel ve 10 binin üzerinde yiyecek-içecek işletmesiyle faaliyet gösteriyor. Türkiye ise bölge performansı açısından şirketin öncelikli pazarları arasında yer alıyor. Accor’un Orta Doğu, Afrika ve Türkiye bölgesindeki otel sayısı 361, oda kapasitesi ise 90 bin seviyesinde. Yaklaşan dönemde planlanan 159 otel ve 39 bin oda ile kapasitenin ivmelenmesi bekleniyor.
Türkiye özelinde 2025 yatırımlarının dağılımı İstanbul, Yalova, Sapanca ve Muğla olmak üzere farklı lokasyonlarda çeşitleniyor. Yapılan anlaşmaların her biri markanın yerli ve yabancı turist segmentine ulaşma hedefiyle planlandı. Grubun 6 proje ile portföyüne 1000 yeni oda eklemesi, pazardaki konumunu güçlendiren adımlar arasında görülüyor.
Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli & Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı Sinan Köseoğlu, büyüme planlarının temelini açıkladı. “Accor; İstanbul, Yalova, Sapanca ve Muğla başta olmak üzere farklı lokasyon ve segmentlerde imza atılan 6 proje ile portföyüne 1000 oda daha ekledi. Böylece yılı 12 yeni otel ile tamamlamayı öngörüyor. Tüm imzalarla birlikte grup Türkiye’deki otel sayısını yıl sonunda 94’e ulaştırmayı planlıyor” dedi.
Yeni oteller, markalı rezidanslar ve genişleme vizyonu
Köseoğlu, yatırım ve dönüşüm odağındaki projelerden biri olarak Unkapanı’nda hayata geçirilen Mövenpick Old Town otelini örnek gösterdi. Otelin SGK’nın eski yapısının dönüştürülmesiyle planlandığını, binanın cephesinin korunarak otel fonksiyonlarına uygun şekilde yenilendiğini aktardı. Yapılan güçlendirme çalışmaları deprem yönetmeliği doğrultusunda tamamlandı. İç mekânlar otel kullanım standartlarına göre yeniden tasarlandı.
Accor’un bir diğer stratejik başlığı markalı konutlar. Mövenpick Living ve Swissotel Residences projeleri Çeşme, Antalya, İstanbul ve Bodrum’da genişliyor. Markalı rezidansların premium segmentte artan talebe yanıt verdiği belirtilirken Türkiye pazarının yabancı yatırımcılar açısından da cazip konumda kaldığı ifade ediliyor.
Köseoğlu, büyüme ve ölçeklenme stratejisinin sürdüğünü belirterek bölgesel gelir dağılımına da işaret etti. “Türkiye’de fırsat çok. Özellikle şehir otelciliğinde fırsatlar dikkat çekiyor. Accor içinde şu anda yıldız ülkeler Türkiye ve Suudi Arabistan şu anda grup için iki önemli ülke durumunda. Ortadoğu’daki gelirin yüzde 14’ü Türkiye’den geliyor. 300 civarında otelin olduğu Ortadoğu ve Afrika bölgesinde Swissotel The Bosphorus İstanbul, bölgede en çok gelir sağlayan dördüncü otel. Türkiye’deki marka portföyümüzü büyütmeye devam etmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimiz, mevcut otellerimizi ve resortlarımız genişletmenin yanı sıra, yeni markaları şemsiyemiz altına getirmeyi ve markalarımızı genişletmeyi de içeriyor. Daha Türkiye’ye gelmeyen 30 markamız var. Hem yerli hem de uluslararası alıcılar için giderek daha cazip hale gelen Türkiye’de markalı konut fırsatının da farkındayız. Mövenpick Living ve Swissotel Residences gibi pazarda ses getiren markalarla Çeşme, Antalya, İstanbul ve Bodrum’daki lokasyonlarımızla Türkiye’deki premium segmentlerdeki markalı rezidans portföyümüzü aktif olarak büyütüyoruz.” dedi.
Accor için sürdürülebilirlik ise büyüme planının ayrılmaz bir parçası. Grup, tüm otellerde eko-etiket kullanımını zorunlu hale getirmiş durumda. Enerji fazında yenilenebilir kaynakların artırılması, plastik kullanımının azaltılması, karbon salınımı ve atık ölçümlemeleri izlenen kriterler arasında yer alıyor. Köseoğlu, “Yeşil enerji kullanıyoruz. Burada kriterlerimiz AB kriterleri… 2030 yılını beklemeden, tüm otellerimizde Sürdürülebilir Turizm Sertifikası’nın üçüncü aşamasını almaya hazırız. 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı ve aynı zamanda sera gazı emisyonlarımızı mutlak olarak azaltmayı taahhüt ettik. Türkiye genelindeki otellerimizin yüzde 80’inden fazlasında tek kullanımlık plastiklerin ortadan kaldırılmasıyla karbon salınımını azalttık. Gıda atık ölçümünü de kullanarak yüzde 85’inin akreditasyon aldığı ve geri kalanının akreditasyon sürecinde olduğu otellerimizle Accor’un sektör için bir referans noktasına dönüştüğünü söyleyebiliriz.” dedi.
Accor, 2025 döneminde Türkiye’de otel açılışlarını hızlandırmayı ve Türkiye pazarında büyüme modelini güçlendirmeyi sürdürecek. Grup, imza aşamasındaki 6 yeni proje ile gelecek yıllara yayılan genişleme programının zeminini oluşturmaya hazırlanıyor. Otel yatırımları, markalı konut projeleri, sürdürülebilirlik adımları ve bölgesel güçlenme hedefi ile şirket, Türkiye operasyonlarını uzun vadeli stratejik planlamayla ilerletmeyi amaçlıyor.

