web analytics
ETİK Başkanı Mehmet İşler, yaz sezonu hakkında değerlendirmelerde bulunuyor.

Türkiye’nin turizmde fiyat baskısı ve rekabet kaybı derinleşiyor

Türkiye’nin turizmde fiyat baskısı ve rekabet kaybı derinleşiyor. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, sektörün 2026 yol haritasına ilişkin değerlendirmelerinde Türkiye’nin Avrupa pazarında “yüksek maliyetli destinasyon” olarak konumlandığını ve bu görünümün sürdürülebilir olmadığını açıkladı.

İşler, kur baskısı, artan TL maliyetleri, zayıflayan tüketici güveni ve küresel rekabet şartları nedeniyle turizmin kritik bir dönemeçte olduğunu söyledi.

İşler, 2025 sezonunda ortaya çıkan verilerin Türkiye’nin Yunanistan, Mısır ve İspanya gibi pazarlara kıyasla %30–%45 daha pahalı göründüğünü belirtti. Asgari ücret, enerji, gıda, su ve diğer girdi kalemlerinin TL bazında hızlı artışı ile döviz kurunun sınırlı yükselişi arasındaki farkın “maliyet makasını bozduğunu” ifade eden İşler, kârlılığın düşmesiyle yatırım ortamının daraldığını ve sektörün rekabet gücünü kaybettiğini söyledi.

Kur baskısı, maliyet artışları ve tüketici güvenindeki aşınma

İşler, dövizle satış yapıp TL ile maliyetlere katlanarak sürecin yönetilemeyeceğini vurgulayarak “Bu süreci yönetmenin mümkün olmadığının görülmesi gerektiğini” söyledi. 1 Ocak 2024 ile 1 Ocak 2025 arasındaki ücret ve maliyet karşılaştırmalarına dikkat çeken İşler, “Asgari ücret en az yüzde 30 artarken dolar kuru artışı 8.5’ta kalmıştır” dedi. Gıda, vergiler, yakıt ve enerji gibi kalemlerdeki artışın bu farkı daha da açtığını belirtti.

Kredi kullanımının yüksek faiz nedeniyle çözüm sunmadığını ifade eden İşler, “Ciro artıyor ama kârlılık yok. Kâr olmayınca yatırım yapılamıyor” dedi. Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının bile Yunanistan, İspanya, Mısır ve Fas’ı tercih etmeye başladığını söyleyen İşler, 7 gecelik paketlerde Türkiye’nin rakiplerine kıyasla belirgin şekilde daha pahalı göründüğünü belirtti.

Yeni küresel rekabet: Mısır, Fas, Dubai ve Suudi Arabistan öne çıkıyor

İşler, Türkiye’nin artık yalnızca geleneksel rakipleriyle değil, yeni bölgesel güçlerle yarıştığını belirtti. “Bu ülkeler dün bizim için risk değildi; bugün ise Türkiye’nin alternatifi hâline geldiler” dedi. Mısır’ın düşük iş gücü maliyetleri ve güçlü fiyat istikrarı, Fas’ın yeni konsept resortları ve devlet destekli stratejisi, Dubai ve BAE’nin tematik mimari ile dijital turizm yatırımları, Suudi Arabistan’ın Vision 2030 projeleri ve Uzak Doğu’nun dijitalleşme odaklı modeli rekabeti daha da artırıyor.

Yunanistan’ın ürün yerine destinasyon markası yaklaşımıyla öne çıktığını belirten İşler, Türkiye’nin yenilik ve yatırım açığıyla geride kalma riskine işaret etti. Artan fiyat farkları, tüketici güvenindeki aşınma ve erken rezervasyonların sezon içinde fiyat düşüşleri nedeniyle hayal kırıklığı yaratmasının 2026’da Türkiye’yi yeniden son dakika satışlarına mahkûm edebileceği ifade edildi.

İşler, Türkiye’nin bu tabloyu değiştirmek için acilen 3D formülünü devreye sokması gerektiğini söyledi: “Yeni düşünceler ve yeni ürünler geliştirmeyi ifade eden Değişim, yapısal ve finansal reform anlamına gelen Dönüşüm ve rekabete hızlı uyumu tanımlayan Devinim.” Ürün yaratma ve model geliştirme yapılmadığı takdirde Türkiye’nin 2026’da rakiplerinin gerisine düşeceğini belirtti.

Fiyat istikrarı sağlanmadıkça, maliyetler disipline edilmedikçe ve tüketici güveni yeniden tesis edilmedikçe Avrupa pazarında kaybedilen ivmenin geri alınamayacağını söyleyen İşler, “2026, Türk turizmi için bir yol ayrımıdır. Ya hataları telafi edeceğiz ya da küresel rekabette geriye düşeceğiz” dedi.

Scroll to Top